Delegelerimizin 29 Ekim Mesajı
Bir Varoluş Felsefesi Olarak Cumhuriyet!
..
Bu toprakların bir öğretisi vardı: “Kaderine razı olmak!”
Bir millete, kendi kaderini kendisinin yazabileceği cesaretini kazandıran devrimin adıdır Cumhuriyet.
Bu nedenle Cumhuriyet, aslında bir miras olmaktan öte; zorluklar karşısında pes etmeden direnmenin en değerli kazanımıdır.
..
Bu kazanım, mis kokulu çiçekli bahçelerden değil; alın terinden, acıdan, kandan ve emekten kazanılmış bir emanettir.
Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bir devletin yönetim biçimini değil; bir milletin önce varoluş, sonra da yaşam felsefesini değiştirmiştir.
Bu yaşam felsefesini nerede göreceğiz, nerede bulacağız derseniz, öyle uzaklara bakmanıza gerek yoktur.
..
Küçük bir çocuğun gözlerindeki umutta, gencecik kalplerde yanan özgür ruhların bağımsızlık ateşinde, üreten ve kimseye muhtaç olmamayı hedefleyen parmaklardaki yorgunlukta, akan alın terinde, bir öğretmenin tahtaya yazdığı ilk harfte, bir kadının başı dik duruşunda çıkar karşımıza.
..

..
Çünkü Cumhuriyet, millî bayramlarda geçmişi saygıyla anma günü olmanın ötesinde; geleceği inşa etme, üreten, düşünen ve sorgulayan bir toplum ideali etrafında birleşen, korkusuz ve bağımsız insanlarla dolu bir memleketin karakteridir.
..
Azametli tahtların yıkılıp halkın kalbine kurulan en mütevazı değerdir.
Düşünün ki, uzun yıllar yurttaşlarını savaş cephelerinde kaybetmiş bir ulus; birbirine kenetlenerek verdiği ölüm kalım savaşını geride bırakıp, köhneleşmiş dogmalardan kurtulmuş, biat kültürünü reddetmiş ve aydınlığa uzanan kutlu bir devrim yürüyüşüne çıkmıştır.
..
Bugün, hepimizin karakterini oluşturan o tarihi sözü yeniden hatırlama ve o söze, o sözün sahibine sahip çıkma günüdür:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!”
102.yaşını kutladığımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
..
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimizi saygı, sevgi ve minnetle anıyor; huzurlarında saygıyla eğiliyoruz.
